
Avustralya, küresel enerji güzergâhlarında yaşanan kesintilerin ardından 1960’lardan bu yana ülkede kurulacak ilk büyük petrol rafinerisi için harekete geçti. Federal hükümet ile Batı Avustralya yönetimi, Perdaman tarafından önerilen tesisin ekonomik ve teknik koşullarını inceleyecek.
Rafinerinin hayata geçmesi halinde benzin, motorin ve jet yakıtında dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. Hükümet, özellikle tarım, madencilik, taşımacılık ve bölgesel yerleşimlerin ihtiyaç duyduğu motorin arzını güvence altına almak istiyor.
Yakıtın yüzde 80’i ithal

Avustralya, tükettiği petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 80’ini ithalat yoluyla karşılıyor. Ülkenin coğrafi olarak büyük olması, kara taşımacılığına bağımlılığı ve madencilik sektörünün yüksek motorin tüketimi, yakıt tedarikini ekonomi açısından kritik hale getiriyor.
Orta Doğu’daki savaşın deniz taşımacılığına zarar vermesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatları sınırlaması, ithalata bağımlı ülkelerde arz güvenliği kaygısını artırdı. Avustralya hükümeti, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanabilecek çatışmaların ülke içindeki yakıt fiyatlarını ve teslimat sürelerini doğrudan etkilediğini belirtti.
Hazine tarafından hükümete sunulan değerlendirmede, küresel petrol piyasasındaki stokların azaldığı ve arz kesintilerine karşı koruma sağlayan tamponların zayıfladığı uyarısı yapıldı. Rafine edilmiş yakıt piyasalarında ham petrole göre daha hızlı bir sıkışma yaşanabileceği ifade edildi.
Başbakan Anthony Albanese, yeni rafineri seçeneğinin ülkeyi küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirebileceğini söyledi. Ancak hükümet henüz yatırım kararı vermedi ve tesisin kapasitesi, maliyeti ile işletmeye giriş tarihi açıklanmadı.
İlk çalışma 4 milyon dolarlık

Federal hükümet ile Batı Avustralya yönetimi, rafineri için hazırlık niteliğindeki fizibilite çalışmasına toplam 4 milyon Avustralya doları ayıracak. Çalışmada tesisin kurulabileceği yer, ham petrol tedariki, ürün kapasitesi, liman bağlantıları ve ekonomik sürdürülebilirlik incelenecek.
Projeyi Batı Avustralya merkezli sanayi ve kimya şirketi Perdaman önerdi. Tesisin uygulanabilir bulunması halinde yatırımın şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Rafinerinin kesin olarak Karratha’da kurulacağı açıklanmadı. Hükümet, doğru yerin belirlenmesi ve projenin ticari olarak ayakta kalabildiğinin gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Perdaman aynı bölgede yılda yaklaşık 2,3 milyon ton üre üretmesi planlanan Project Ceres tesisini de geliştiriyor. Yaklaşık 2 bin 500 kişiye inşaat döneminde, 200 kişiye ise kalıcı istihdam sağlaması beklenen proje kamu kredileriyle destekleniyor.
Yeni rafineri için de binlerce kişilik inşaat istihdamı ve uzun vadeli sanayi yatırımı potansiyelinden söz ediliyor. Ancak iş gücü, yatırım tutarı ve üretim hacmi fizibilite tamamlanmadan kesinleşmeyecek.
Sekiz rafineriden iki rafineriye

Avustralya’da petrol rafinerilerinin büyük bölümü 1950’li ve 1960’lı yıllarda kuruldu. Yüksek işletme maliyetleri ve Asya’daki daha büyük tesislerin sağladığı ölçek avantajı, son 30 yılda yerli rafineri sayısının hızla azalmasına neden oldu.
Ülkede 2000 yılında sekiz rafineri faaliyet gösterirken bugün yalnızca iki büyük tesis üretime devam ediyor. Ampol’un Brisbane’deki Lytton rafinerisi ile Viva Energy’nin Victoria eyaletindeki Geelong rafinerisi, kalan iki ana üretim merkezi konumunda.
Batı Avustralya’daki son rafineri ise 2021 yılında kapandı. BP, günlük 146 bin varil kapasiteli Kwinana tesisini işletmenin ekonomik olmaması nedeniyle üretimden çıkararak yakıt ithalat terminaline dönüştürdü.
Rafinerilerin kapanması, Avustralya’nın benzin ve motorinde Asya’daki üretim merkezlerine daha fazla bağımlı hale gelmesine yol açtı. İthalat modeli normal dönemlerde daha düşük maliyet sunarken savaş, liman kapanması veya tanker sıkıntısı yaşandığında tedarik riskini büyütüyor.
Yeni tesisin ekonomik olup olmayacağı da bu maliyet farkına bağlı olacak. Avustralya’daki ücretler, enerji giderleri ve çevre standartları, ithal yakıtla rekabet edecek bir rafinerinin kârlılığını zorlaştırabilir.
15 milyar dolarlık güvenlik paketi

Rafineri çalışması, Avustralya hükümetinin açıkladığı 15 milyar Avustralya dolarlık yakıt güvenliği paketinin bir parçasını oluşturuyor. Paket, üretim kapasitesinin yanı sıra stratejik stokları ve kritik şirketlerin finansmanını güçlendirmeyi hedefliyor.
Plan kapsamında yakıt ve gübre arzını artırmak için 7,5 milyar Avustralya dolarlık bir güvenlik tesisi kurulacak. Hükümet ayrıca yaklaşık 1 milyar litre motorin ve jet yakıtı tutacak kamuya ait stratejik yakıt rezervi için 3,2 milyar Avustralya doları ayıracak.
Benzin, motorin ve jet yakıtında şirketlerin tutmak zorunda olduğu asgari stok süresi 10 gün artırılacak. Üretim ve lojistik sektörlerindeki kritik şirketlere ise Ulusal Yeniden Yapılanma Fonu üzerinden 1 milyar Avustralya dolarına kadar faizsiz kredi sağlanacak.
Paketin 3,3 milyar Avustralya dolarlık bölümü, dört aylık süre boyunca yakıt üzerindeki vergi yükünün ve ağır taşıtların yol kullanım ücretlerinin azaltılması için kullanılacak. Hükümet böylece arz güvenliği yatırımını kısa vadeli yaşam maliyeti desteğiyle birleştirmeyi amaçlıyor.
Yeni rafinerinin kurulup kurulmayacağını fizibilite çalışmasının sonucu belirleyecek. Projenin ilerlemesi halinde Avustralya, düşük maliyetli ithalata dayanan yakıt politikasından daha pahalı ancak daha kontrollü yerli üretim modeline doğru önemli bir adım atmış olacak.